Yazar: Prof. Dr. Aziz Ekşi

  • Dünya Gıda Günü ve Global Gıda Güvencesi

                                                                                 Prof Dr Dr AZİZ EKŞİ FAO’nun 20. genel kurulunda(1979), Macaristan Tarım Bakanı Pal ROMANY’nin önerisi üzerine 16 EKİM   “dünya gıda günü” olarak kabul ediliyor. 1980 tarihinden bu yana  her yıl FAO öncülüğünde gereçekleşen toplantışarda“yoksulluk, besleme yetersizliği ve açlığa” sorununa dikkat çekiliyor. Farkındalık yaratma konusunda FAO’nun başarılı olduğu açıktır. Fakat açlığın çözümü koınusunda  alınan  yol …

  • YANILTICI YAYIN YASAĞI VE GIDA BİLİMİ(!) KURULU…

    PROF DR AZİZ EKŞİ Gıda güvenliği alanında yanıltıcı yayın yasağı öngören yasa önerisinin  gereğince tartışılmadığı bir gerçektir.Bunun başlıca nedeni, düzenlemenin bir torba yasa içerisinde yer alması ve   gözden kaçmasıdır. İlk bakışta olumlu bir düzenleme gibi gözüküyor. Çünkü yanıltıcı yayın herkesin yakındığı  bir olgudur ve etkisizleştirilmesi olumlu bir çabadır.  Gözardı edilen ise bunun yasaklama ile ne…

  • MEYVE SUYUNUN FENOLİKLERİ VE SAĞLIKLI ETKİLERİ

    PROF DR AZİZ EKŞİ Meyve suyunun şeker ve asidden oluştuğu eski ve yanlış bir kanıdır. Meyve suyunun artık güçlü bir vitamin(C, A vd) ve mineral(potasyum, magnezyum vd) kaynağı olduğu  biliniyor.  Bunlar temel besin ögesidir ve dengeli beslenme için zorunludur(1). Fakat meyve suyunun yeterince bilinmeyen başka bileşenleri de var. Bunlar; temel besin ögesi olmayan, fakat hastalıktan…

  • TARIMSAL DESTEKLERİN KAOTİK YAPISI…

    Devlet ile çiftçi ilişkisi açısından üç farklı dönem yaşanıyor. Başlangıçta çiftçi en önemli “vergi kaynağı“nı oluşturuyor. Daha sonra “vergiden muaf” dönemi başlıyor… Köyü terketmesin ve üretime devam etsin diye. Fakat zamanla bu da yeterli olmuyor. Çünkü tarım zahmetli ve riskli bir iş. Bu kez çiftçiye “devlet desteği” verilmeye başlanıyor. Toplum aç ve kırsal boş kalması…

  • dünya GIDA GÜVENLİĞİ GÜNÜ ve gıda güvenliği kurulu

    PROF DR AZİZ EKŞİ WHO ve FAO’nun önerileri ile 7 HAZİRAN, “dünya gıda güvenliği  günü” olarak belirlendi. Bu  yıl ikincisini yaşıyoruz. GIDA GÜVENLİĞİ kısaca, gıdaların sağlığa zararsız olmasını, sağlığa zarar verme potansiyeli olan  herhangi bir etken(fiziksel, kimyasal, biyolojik) içermemesini tanımlıyor. Bu anlamlı günün gıda güvencesi sorunlarının irdelenmesine ve azaltılmasına katkıda bulunması önemli bir beklentidir. Bir…

  • BU YAZ MEYVE SUYU…

    ROF DR AZİZ EKŞİ Meyve suyu, ancak pastörizasyon işleminin bulunmasından(1860)  sonra ev dışına çıkabiliyor ve tüketicileri ile dışarda buluşabiliyor. Meyve suyu hakkındaki ilk kitabı da 1896 yılında Müller-Thurgau(İviçre) yazıyor. Uzun bir aradan sonra bunu 1966 yılında  Erno Kardos(Macaraistan)’un ve 1978 yılında  U.Shobinger(İsviçre)’in   yazdığı kitaplar izliyor(1;2).  Türkiye’de ise ilk meyve suyu kitabı B. Cemeroğlu tarafından 1982…

  • VİŞNE SUYU GÜÇLÜ BİR FONKSİYONEL GIDA ADAYI…

    PROF DR AZİZ EKŞİ Bilimsel kanıtlar vişne suyunun,  uykunun düzene girmesi ve egzersiz yorgunluğunun atılması açısından önemli olduğunu gösteriyor. Vişne suyunun akademik yaşamımda özel bir yeri olduğunu vurgulamalıyım. Bunun nedeni, vişne suyunun ayrıntılı kimyasal bileşimini ilk  araştıranlardan biri olmamdır.  Münih Teknik Üniversitesi’nde yürütülen  bu araştırma Flüssiges Obst dergisinde yayınlandığı zaman(1980)  gözlerime inanamamıştım.Yurt dışındaki ikinci yayınımdı(1).…

  • GLOBAL  GIDA GÜVENCESİ VE GELECEK KAYGILARI

    PROF DR AZİZ EKŞİ 1.GIDA GÜVENCESİ KAVRAMI Gıda güvencesi; gerçekte dengeli ve yeterli besleme için gerektiği kadar  gıdanın tüketilme düzeyi ile ilgili bir kavramdır. Gerçekleşmesi  gıdanın bulunabilirliği, erişebilirliği, tedarik  kararlılığı  ve kullanılabilirliği  gibi başlıca  dört faktöre bağlıdır(Brüntrup 2008). Bulunabilirlik gıdanın öncelikle üretim düzeyi, depolama kapasitesi, muhafaza yöntemi, dağıtım sistemi vb faktörlerle ilgilidir.Erişebilirlik,aile veya bireylerin gelir…

  • GIDA FOBİSİ VE NEDENLERİ

    PROF DR AZİZ EKŞİ Gerçekte gıda ve fobi  kavramlarının  yanyana gelmesi oldukça zor. Birisi yaşam için mutlak gerekli bir nesne,  diğeri yaşamı zehir eden bir duygu…Fakat bilgi eksikliği ve iletişim yetersizliğinin yol açtığı tek tuhaflık bu değil… Fobi, korku ve kaygının daha ileri biçimi olarak tanımlanıyor. Bu nedenle akıl-dışı veya mantık- ötesi korku da deniliyor.…

  • TARIMSAL ÜRETİMDE GİRDİ BAĞIMLILIĞI

    PROF DR AZİZ EKŞİ Son yıllarda, tarımsal üretim bağlamında “yerli” ve “milli”  kavramlarından çok sık söz ediliyor. Bu kavramlar, yerel kaynaklara dayalı bir tarım politikası uygulandığı izlenimini veriyor. Fakat bu izlenimin   gerçekliği tartışmalıdır ve bu nedenle verilere  dayalı olarak irdelenmesi gerekiyor. Özellikle girdi tedariki ve girdi kullanımına ilişkin  veriler bu açıdan oldukça belirleyicidir. Çünkü; girdi…

  • TARIMSAL ÜRETİM İÇİN KOOPERATİF

    PROF DR AZİZ EKŞİ Kooperatif yolculuğu R.Owen(1771-1858) ile başlıyor.Belirli bir bocalama döneminden  yaygınlaşıyor ve günümüzde artık  üçüncü sektör olarak tanımlanıyor(1). AB’de 250 000  kooperatiften ve  163 milyon ortaktan söz ediliyor. Başka bir deyişle AB nüfusunun yaklaşık %33’ü kooperatif üyesi. Kooperatiflerde çalışan sayısı 5.3 milyon. Tarım kooperatiflerinin pazar payı %40. Bu oran Hollanda’da %83, Finlandiya’da %79,…

  • TÜRKİYE’DE TOPRAK KAVGASI BİTTİ Mİ?

    PROF DR AZİZ EKŞİ Türkiye’de tarımsal üretim özellikle 1980 sonrası  gerileme sürecine girmiş ve buna bağlı olarak dışa bağımlılık artmıştır.Öyle ki ülke samana ve soğana muhtaç duruma gelmiştir. Bunun nedeni tarımın piyasa koşullarına terkedilmesidir. Çıkış yolu ise yeniden korumacı politikalara dönülmesidir.  Bu yolda atılacak ilk adım  tarım-gıda zincirindeki tüm halkaların yeniden irdelenmesidir. Bilindiği gibi bu…

  • KORONA SALGINI VE MUCİZE GIDA ARAYIŞI

    KORONA SALGINI VE MUCİZE GIDA ARAYIŞI

    PROF DR AZİZ EKŞİ Korona salgını ile birlikte korona karşıtı gıdalar da gündeme geliyor. Çoğu pazarlama amaçlı mucize gıda listeleri yayınlanıyor. Günlerdir kapalı savunma yapan vatandaşlar bunlardan etkileniyor. Sumak kuyruğunda yaşanan karmaşa da bu etkilenmeyi yansıtıyor. Gerçi korona  virüsünün bu mutantını yeni tanıyoruz.Daha doğrusu yeterince tanımıyoruz. Ne ilacı ne de  aşısı var henüz. Dolayısı ile…

  • KORONA VİRÜSÜ VE GIDADAN BULAŞMA OLASILIĞI

    KORONA VİRÜSÜ VE GIDADAN BULAŞMA OLASILIĞI

    PROF DR AZİZ EKŞİ Günlerden beri evde kapalıyız ve ne kadar daha kalacağımızı tam olarak bilemiyoruz. Fakat nedenini biliyoruz… Yaklaşık üç ay önce Çin’in Wuhan kentinden yola çıkan  yaklaşık  100 nanometre (nm) çapındaki virüsün şerrinden korunmaya çalışıyoruz.   Bu virüsün bilimsel adı SARS-CoV-2 , yol açtığı etkilenme(hastalık) ise  COVID-19 olarak  adlandırıldı. Eldeki bilgiler, zaman içerisinde çoğumuzun…

  • SAMANDAN SOĞANA GIDA GÜVENCESİ…

    Prof Dr AZİZ EKŞİ Gerçi elimizde beslenme durumuna ilişkin araştırmaya dayalı bir veri yok. Sağlık Bakanlığı tarafından yapıldığı bilinen beslenme araştırmasının sonuçları da nedense açıklanmıyor! Fakat 2012’de ineği “samana muhtaç” eden Türkiye’nin  2019 yılında da yiğidin “soğana muhtaç” olduğu noktaya geldiği biliniyor.   2004’ten 2018’e kişi başına soğan üretimi yüzde 8, patlıcan üretimi yüzde 10,…

  • GAP’IN SONU GÖZÜKÜYOR MU?

    GAP’IN SONU GÖZÜKÜYOR MU?

    AZİZ EKŞİ GAP, Türkiye’nin en kapsamlı kalkınma projesidir. Ülkenin 9 ilini içeren  bir bölgede uygulanmaktadır. Bölge, ülkenin yüzölçümü açısından %9.7’sini, nüfus açısından ise 10.7’sini kapsamaktadır. GAP düşüncesinin 1977 yılında oluştuğu anlaşılıyor. Fakat GAP yönetimin oluşturulması  ve GAP master palnıın hazırlanması  1989 yılına rastlıyor. 1990-2016 döneminde bütçeden GAP’a ayrılan yıllık pay ortalama %8.0’dir ve yıllara göre …

  • YENİDEN KÖYKENT PROJESİ

    YENİDEN KÖYKENT PROJESİ

    Tarımın sürdürülebilirliği aile çiftçiliğine, aile çiftçiliğinin yaşaması ise köykent projesine bağlı.

  • YA AİLE ÇİFTÇİLİĞİ YA DA HOLDİNG TARIMI!..

    YA AİLE ÇİFTÇİLİĞİ YA DA HOLDİNG TARIMI!..

    Türkiye’de tarımın geldiği nokta açık… Köyler terkediliyor, tarlalar ekilmiyor, tarımsal üretim geriliyor, gıda açığı artıyor, kuyruklar oluşuyor.

  • HAYVAN VARLIĞI AÇISINDAN AVRUPA’DA KAÇINCIYIZ?

    HAYVAN VARLIĞI AÇISINDAN AVRUPA’DA KAÇINCIYIZ?

    Tarım Bakanı’na göre; toplam hayvan ve küçükbaş hayvan varlığında Avrupa’da birinciyiz, büyükbaş varlığında ise Fransa’dan sonra ikinciyiz. Yani “sorun yok” demek istiyor. Keşke olmasaydı…

  • KURU SOĞANA NEDEN MUHTAÇ OLDUK?

    KURU SOĞANA NEDEN MUHTAÇ OLDUK?

    Gündemin en sıcak konusu; patlıcan, domates, soğan gibi sebzelerin fiyat artışı. Önce üreticilerin, sonra depocuların ve daha sonra pazarcıların sorumlu tutulduğu bir zincir. Bu suç ortaklığına manav ve marketlerin de eklendiğini görüyoruz.

  • GIDALARIN 4 ANA BİLEŞENİ

    GIDALARIN 4 ANA BİLEŞENİ

    Nasıl ki antik çağda maddenin dört ögeden (su, hava, ateş ve toprak) oluştuğu sanılıyorsa, gıdalar da başlangıçta dört öge (su, karbonhidrat, protein ve yağ) ile tanımlanıyordu. Oysa günümüzde gıdaların onbinlerce bileşenden oluştuğu biliniyor. Fakat bu 4 öge, tanımlama kriteri olarak önemini koruyor.

  • GIDAYI DOĞRU YORUMLAMANIN BİRİNCİ KOŞULU

    GIDAYI DOĞRU YORUMLAMANIN BİRİNCİ KOŞULU

    Gıdalar onbinlerce kimyasal bileşikten oluşuyor. Bunları bilmeden ve tanımadan; neyi işleyeceğimizi, nasıl işleyeceğimizi, nasıl kontrol edeceğimizi, ne yiyeceğimizi ve sağlığı nasıl etkileyeceğini tam olarak bilemeyiz. Gıdayı doğru yorumlayamayız…

  • BOĞATEPE/ZAVOT YA DA KARS’IN MASALSI KÖYÜ

    BOĞATEPE/ZAVOT YA DA KARS’IN MASALSI KÖYÜ

    Adını ilk kez 2015 yılında duydum Boğatepe köyünün. Tanıyınca çok geç kaldığımı anladım. Sesin hızı mı yavaştı yoksa rüzgar mı ters esiyordu? Oysa öykünün başlangıcı 1880’li yıllara uzanıyor ve değerli bir gıda (peynir) üzerinden yazılıyor.

  • “SOFRADAN TARLAYA” GIDA GÜVENCESİ

    “SOFRADAN TARLAYA” GIDA GÜVENCESİ

    Tüketime sunulan gıdaların zararsız olması ya da zararlı bir öge içermemesi genel bir kuraldır. Gıda güvenliği sistemi de bunu sağlamaya yönelik bir uygulamadır. Bu bağlamda yola tarladan çıkılması doğaldır. Fakat bunu yaparken “gıda güvencesi” gerçeğini unutuyoruz.

  • MEYVEYİ NİYE TAŞLIYORUZ Kİ?

    MEYVEYİ NİYE TAŞLIYORUZ Kİ?

    Son yıllarda, meyveden uzak durulmasına ilişkin beslenme önerileri de duyuyoruz. Bu önerilere kulak verildiğini ve meyveden kuşku duyulduğunu da görüyoruz. Hatta meyvenin yaşamımıza sonradan girdiğine ve insana yabancı olduğuna ilişkin iddialar da var. Bunlar işin üzücü yanı. Sevindirici yanı ise iddiaların kanıta dayalı olmaması.

  • GASTRONOMİ VE İKİ YAŞAMSAL İŞLEVİ

    GASTRONOMİ VE İKİ YAŞAMSAL İŞLEVİ

    Gastronomi, her şeyden önce pozitif bir bilim dalıdır. Bu bilim dalının ilgi alanı, yalnızca yemeğin hazırlanması ve bunun tekrarlanması değildir.

  • İNSAN NE YERSE O MUDUR?

    İNSAN NE YERSE O MUDUR?

    Bu söze atıfın amacı; gıda tüketimi ile insan sağlığı arasındaki ilişkiye dikkat çekilmesidir. Fakat toplumdaki algılama bunun çok ötesine geçiyor.

  • İNSAN SAĞLIĞI PERSPEKTİFİNDEN GIDA PROSESLERİ

    İNSAN SAĞLIĞI PERSPEKTİFİNDEN GIDA PROSESLERİ

    Gıda işleme yöntemlerinin olumlu olduğu gibi olumsuz yanları da var… Fakat bu işlemlerin daha çok olumsuz yanları üzerinde duruluyor. Bu nedenle zaman zaman gıda proseselerinin olumlu yönlerinin hatırlatılması gerekiyor.

  • YİNE PEKMEZ MEVSİMİ GELDİ!

    YİNE PEKMEZ MEVSİMİ GELDİ!

    Her iki yöntemin ortak yanı; şıranın suyu buharlaşırken kıvamın artması ve rengin de  koyulaşması. Ancak kararma (esmerleşme) düzeyi köy ve vakum pekmezinde oldukça farklı. Köy pekmezinin rengi daha koyu, vakum pekmezininki ise açıktır. Bu fark esas olarak kaynatma tekniğinden kaynaklanıyor. 

  • HER ŞEYİ BİR GIDADAN BEKLEMEK

    HER ŞEYİ BİR GIDADAN BEKLEMEK

    Yaptığımız yanlışlardan biri, bir gıdanın içerdiği bir bileşene indirgenmesidir. Ekmeğin nişastaya, soyanın yağa, domatesin likopene, yulafın life indirgenmesi bunun tipik örnekleridir. Bu gıdaların belirtilen bileşence zengin olduğu bir gerçektir. Fakat o gıda yalnız o bileşenden ibaret değidlir.

  • GIDAYI BİR BİLEŞENİNE İNDİRGEMEK

    GIDAYI BİR BİLEŞENİNE İNDİRGEMEK

    Bir bileşenin etkisi gıdadan soyutlanamaz ve hiçbir bileşen içinde bulunduğu gıdanın yerini tutamaz. Başka bir deyişle, gıdanın yararını belirleyen tek bileşeni değil bileşen profilidir.

  • TÜRKİYE’DE ET TÜKETİMİ YETERLİ Mİ?

    TÜRKİYE’DE ET TÜKETİMİ YETERLİ Mİ?

    Proteinin yaşam için önemini bilmeyen yoktur. Vücudun başlıca yapısal ve işlevsel bileşenidir. Hayvansal proteinin başlıca kaynağı ise ettir. Hayvan sayısının ve et tüketiminin böylesine tartışılmasının başlıca nedeni de budur.

  • FONKSİYONEL GIDALAR VE SAĞLIK BEYANLARI

    FONKSİYONEL GIDALAR VE SAĞLIK BEYANLARI

    Fonksiyonel gıda, dünyada tüketimi en hızlı artan gıda gruplarından biridir. Ancak bu gıdaların Türkiye’de yeterince tanındığı ve tüketildiği söylenemez. Hatta bu kavrama çoğu kez; “fonksiyonel olmayan gıda da mı var?” sorusu ile itiraz edilmektedir.

  • ŞEKERİN TADINI KAÇIRIYORUZ!

    ŞEKERİN TADINI KAÇIRIYORUZ!

    Bir gıdanın yararlı veya zararlı oluşu tüketim miktarı ile de ilgili. Ölçü kaçınca her gıda zararlı olabiliyor. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (WHO), “günlük şeker tüketimi 50  gramı geçmesin” diye uyarıyor.

  • GIDA HİLESİ… DAHA NEREYE KADAR?

    GIDA HİLESİ… DAHA NEREYE KADAR?

    Gıda hilesi yalnız ülkemize özgü değil. Gerçek anlamda global bir problem. Üstelik günümüze de özgü değil. Antik çağa uzanan bir tarihsel geçmişi var. O nedenle; “eski bir problem ama güncel bir konu” olarak tanımlanıyor.

  • YANIK GIDALARDAN UZAK DURMALI!

    YANIK GIDALARDAN UZAK DURMALI!

    Isıl işlemin aşırılığı gıdanın ya da yemeğin az veya çok yanması ile sonuçlanıyor. Yanma olgusu hem besin ögesi kaybını artırıyor hem de zararlı bileşik oluşmasına yol açıyor. Bazı durumlarda gıda tümüyle elden çıkabiliyor.

  • FINDIK RAPORLARI NE DİYOR?

    FINDIK RAPORLARI NE DİYOR?

    Dile kolay; üretici denildiğinde yaklaşık 400 bin aile ya da 2 milyon insan anlaşılıyor. Türkiye nüfusunun %2.5’nin başlıca geçim kaynağı. Yıllık ihracat ortalaması ise 2 milyon dolar dolayında. Bu da ülke ihracatının %2’sine yakın.

  • KAFAYI KARIŞTIRAN ŞEKER TARTIŞMALARI

    KAFAYI KARIŞTIRAN ŞEKER TARTIŞMALARI

    Şeker denilince daha çok “çay şekeri” veya “beyaz şeker” anlaşılmaktadır. Bunun nedeni çok yaygın kullanılmasıdır. Kimyasal adı “sakkaroz”dur ve Türkiye’de şeker pancarından elde edildiği için “pancar şekeri” diye de adlandırılmaktadır.

  • SÜPER GIDA YAKLAŞIMI VE FINDIK

    SÜPER GIDA YAKLAŞIMI VE FINDIK

    Süper denilen gıdanın; antioksidan ve diyet lifi yanında karbonhidrat, protein ve yağ üçlüsünü belirli miktarın üzerinde içermesi gerekiyor. Bu profile en yakın gıdalar; fındık, ceviz ve  bademdir.

  • ÇAYIN SAĞLIKLI BİLEŞENLERİ

    ÇAYIN SAĞLIKLI BİLEŞENLERİ

    Çayın bileşen sayısı 4000 dolayında. Yani dört bin farklı molekül içeriyor. Bunların bir kısmı yeşil yaprakta doğal olarak bulunuyor. Bir kısmı ise doğal bileşenlerin işleme sırasında dönüşmesi ile oluşuyor. İşleme sırasında oluşanların sayısı ve cinsi işleme tekniğine göre değişiyor. Bunlar çayın yalnız rengini ve lezzetini değil sağlık üzerine etkisini de belirliyor.

  • GIDAYA AMBALAJ GEREKSİZ Mİ?

    GIDAYA AMBALAJ GEREKSİZ Mİ?

    Bu soru gereksiz gibi gözükebilir çünkü “gıdanın ambalajlı olması” genel bir gıda güvenliği kuralıdır. Gıda güvenliğini sağlamanın koşullarından biridir.

  • ÇAYIN DUYUSAL KALİTESİ

    ÇAYIN DUYUSAL KALİTESİ

    Gıdadan beklenen öncelikli işlev beslenme gereksinimini karşılamasıdır. Dolayısı ile gıdanın besinsel kalitesi önemlidir. Fakat gıda tercihinde belirleyici olan besinsel değil duyusal kalitedir.

  • GIDA PROSESLERİ GEREKSİZ Mİ?

    GIDA PROSESLERİ GEREKSİZ Mİ?

    Proseslerden; patojenlerin yok edilmesi, raf ömrünün uzaması, lezzetin gelişmesi gibi faydalar bekleniyor. Ancak bazı olumsuz değişmeler de söz konusu olabiliyor.

  • FABRİKA ÖNCESİ ÇAY

    FABRİKA ÖNCESİ ÇAY

    Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda ne çay ne de şeker!… Doğu Karadeniz için geçim kaynağı arayışında  gündeme geliyor çay… Zihni Derin’in çabaları ve 1924 yılında 407 sayılı yasa ile çay üretimine kapı aralanıyor. Ancak çay kültürünün yayılması o kadar  kolay olmuyor.

  • GIDALARIN DUYGUSALLIĞI

    GIDALARIN DUYGUSALLIĞI

    Gıda ile ilk ilişkimizi, renk ve koku gibi duyusal özellikleri üzerinden kuruyoruz. Eğer bu açıdan beğenimizi kazanmazsa, zaten satın almıyoruz veya tüketmiyoruz.

  • MEYVE NEKTARI TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİDİR!

    MEYVE NEKTARI TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİDİR!

    Kim ne derse desin, meyve çok yararlı ve gerekli bir gıdadır. Çünkü; özellikle antioksidan, C  vitamini, diyet lifi ve potasyum açısından oldukça zengindir. Meyve kadar olmasa da meyve suyu ve meyve nektarı da öyledir. Çünkü meyveye en yakın iki içecektir. Bu nedenledir ki AB’de meyve suyu ve nektarının özel bir konumu vardır.

  • NE YEDİĞİMİZİ BİLMİYORUZ!

    NE YEDİĞİMİZİ BİLMİYORUZ!

    WHO’nun tespitini ve koyduğu hedefleri tartışacak değiliz. Diğer ülkelerdeki uygulamaları da bir yana bırakalım. Türkiye’de ne yapıldığına bakalım… Başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz. Bunun başlıca nedeni, ne tükettiğimizi bilemeyişimizdir.

  • MEYVE SUYUNUN ŞEKER TÜKETİMİNDEKİ PAYI NEDİR?

    MEYVE SUYUNUN ŞEKER TÜKETİMİNDEKİ PAYI NEDİR?

    Şeker içeriyor diye “meyve suyunun yasaklanması” öneriliyor. Kim önerdi ise, ne meyve suyundan, ne meyve suyu tüketiminden, ne de meyve suyundaki şeker miktarından haberi var!

  • DÜNYA GIDA GÜNÜ VE TİMSAHIN GÖZYAŞLARI

    DÜNYA GIDA GÜNÜ VE TİMSAHIN GÖZYAŞLARI

    Farkındalık oluşturma konusundaki bu başarının açlığın azaltılması için yeterli olmadığını görüyoruz. Ancak, konumu gereği bunu FAO’dan bekleyemeyiz. Bunun gerçekleşmesi her ülkenin ve her insanın çabasına bağlıdır.

  • YANIK KÖY PEKMEZİ VE MÖSYÖ MAILLARD

    YANIK KÖY PEKMEZİ VE MÖSYÖ MAILLARD

    Köyde pekmezin açıkta, odun ateşinde ve büyük kazanlarda kaynatıldığını biliyoruz. Biraz koyulaşınca üzerine yeni şıra eklendiğini de görüyoruz. Böylece kaynatma süresini uzattıkça uzatıyoruz. Çoğu kez akşam ateşi söndürüp ertesi sabah yeniden yakıyoruz. Bazen ateşin üzerinde bırakıp gidiyoruz. Yani, HMF oluşumu için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz.

  • GIDALARI NEDEN İŞLİYORUZ?

    GIDALARI NEDEN İŞLİYORUZ?

    Son yıllarda sağlık sorunlarının tümü beslenmeye bağlanıyor.  Beslenme sorunları ise hazır gıda tüketimine indirgeniyor. Hazır gıda deyince, herhangi bir işlem uygulanan ve ambajlı olarak pazarlanan gıdalar anlaşılıyor. Bu gıdaların tüketime hazırlanması ve muhafaza edilmesi için uygulanan proseslerin olumsuz yanı abartılırken olumlu yanı gözardı ediliyor.

  • TÜRKİYE’DE GIDA KONTROLÜ YETERLİ Mİ?

    TÜRKİYE’DE GIDA KONTROLÜ YETERLİ Mİ?

    İnsanların gıdalardan giderek daha fazla kuşku duyduğu bir çağda yaşıyoruz. Tüketicinin kafasındaki sorular kanıta dayalı olarak yanıtlanmadığı sürece kuşkuların azalması beklenemez. Bu soruları yanıtlaması gereken ise öncelikle gıda kontrol sistemidir. Ancak bu sanıldığı kadar kolay değildir.

  • MEYVE SUYU NE İÇERİYOR?

    MEYVE SUYU NE İÇERİYOR?

    Çok sık sorulan sorulardan biri de meyve suyunun “ne içerdiği”. Soru böyle ama gerçekte ”ne içermediği” de merak ediliyor. Daha doğrusu koruyucu, renklendirici vb. katkı içerip içermediği de sorgulanıyor.

  • GIDA AMBALAJININ 4 İŞLEVİ

    GIDA AMBALAJININ 4 İŞLEVİ

    Günümüzde toplumların gelişmişlik düzeyi farklı kriterlerle tanımlanıyor. Bunlardan biri de yılda kişi başına ambalaj kullanımıdır.

  • GIDA GÜVENLİĞİ İÇİN ÖNCE RİSK ANALİZİ

    GIDA GÜVENLİĞİ İÇİN ÖNCE RİSK ANALİZİ

    Besin ögelerini içeren gıdalar zaman zaman sağlığa zararlı bileşikler de içerebiliyor. Tüketici güvenli bilgiye ulaşamadığı için ne yapacağını bilemiyor. Gıdalardan giderek daha fazla kuşku duyuyor.

  • GIDA GERÇEKLİĞİ VE DOĞRULANMASI

    GIDA GERÇEKLİĞİ VE DOĞRULANMASI

    Gıda gerçekliği, bir gıdanın aslına uygun olup olmadığını ya  da kendine özgü özellikleri taşıyıp taşımadığını tanımlayan bir kavramdır. Gerek tüketicinin korunması, gerek dürüst rekabet açısından bu özelliklerin analiz edilerek gıdanın aslına uygunluğunun doğrulanması gereklidir.

  • GIDA BİLİMİNİN TOPLUMLA BULUŞMASI İÇİN…
  • GIDA ETİKETLERİNDE BAHAR TEMİZLİĞİ

    GIDA ETİKETLERİNDE BAHAR TEMİZLİĞİ

    Gıda sektöründe “temiz etiket” uygulaması giderek yaygınlaşıyor. Uygulama “temiz etiket” diye adlandırılsa da kastedilen gerçekte “temiz gıda” dır. Çünkü etiketin işlevi, ambalaj içeriğini olduğu gibi yansıtmaktır. Dolayısı ile etiketin temiz olması için önce gıdanın temiz olması gerekiyor. Temizlikten kastedilen  ise kısaca tüketici gözüyle gıdadaki fazlalıkların atılması ve etiketin gereksiz bilgilerden kurtarılmasıdır. Fazlalıkların başında ise gıda…

  • GIDALARIN % KAÇI HİLELİ?

    GIDALARIN % KAÇI HİLELİ?

    Günümüzde gıda hilesi taklit ve tağşiş ile sınırlı değildir. Çünkü gıda etiketinde; yetiştirme yöntemi (organik vb), genetik kökeni (çeşit vb), coğrafi köken (PGI, PDO), işleme tekniği (geleneksel), yetişme yılı vb ile ilgili bilgiler de yer almaktadır. Gerçi bu bilgiler çoğu kez  bir belgeye dayalıdır fakat kontrol ile doğrulanması gereklidir.

  • MEYVEDEN MEYVE SUYUNA İŞLEM AKIŞI

    MEYVEDEN MEYVE SUYUNA İŞLEM AKIŞI

    Meyveyi görüyoruz; fabrikaya taşınırken veya fabrika girişinde. Meyve suyunu da görüyoruz; fabrika çıkışında veya market rafında. Fakat meyvenin  meyve suyuna nasıl dönüştüğünü görmüyoruz. Bu nedenle merak ediyoruz… Üstelik bunu bilmek bizim en doğal hakkımız.

  • KONSANTREDEN MEYVE SUYU NEDİR?

    KONSANTREDEN MEYVE SUYU NEDİR?

    Bu kavramın da gereğince anlaşıldığı söylenemez. Yola konsantre kavramı ile çıkalım.  Konsantreden kasıt kuşkusuz gerçek meyve konsantresidir. Daha sonra değinileceği gibi meyve suyu konsantresi sanılan başka ürünler de var. Çoğu meyve gibi doğal meyve suyunun %85-89’u sudur. Bu suyun önemli ölçüde(en az yarısının) buharlaştırılması ile  elde edilen ürüne “meyve suyu konsantresi” deniliyor. Buharlaşan sadece saf…

  • SALÇAYA KORUYUCU KATKI GEREKMEZ!

    SALÇAYA KORUYUCU KATKI GEREKMEZ!

    Raf ömrü pastörizasyon ve sıcak dolum gibi ısıl işlemlerle sağlanıyor. Herhangi bir koruyucu kimyasal madde kullanılmıyor. Çünkü hem gerekmiyor, hem de yasaktır.

  • %100 MEYVE SUYU NEDİR?

    %100 MEYVE SUYU NEDİR?

    Meyve suyu, meyve oranı %100 olan içeceğin adıdır. Fakat, meyve oranına göre içecek tipleri arasındaki fark yeterince bilinmediğinden tüketici farkındalığını artırmak ve bilerek içmesini sağlamak  için böyle bir pekiştirme gereklidir.

  • TARIMDA DEĞİŞMESİ GEREKEN PARADİGMADIR

    TARIMDA DEĞİŞMESİ GEREKEN PARADİGMADIR

    1980’den bu yana tarım ve gıda sektöründe gerileme yaşandığı bir gerçektir. Bu dönemin sona ermesi için bakan değil paradigma değişikliği gerekiyor. Eski paradigma; liberal yaklaşımla tarımın serbest piyasa koşullarında dalgalanmaya bırakılmasıydı. Bu dalgalanmanın ülke, çiftçi ve tüketici açısından hangi kayalara çarptığı görüldü.

  • TARIMDA GERİLEME DÖNEMİ VE NEDENLERİ

    TARIMDA GERİLEME DÖNEMİ VE NEDENLERİ

    Türkiye, ekili tarım alanı açısından %0.8 pay ile dünyada 30’uncu, üretim değeri açısından ise %2.1 pay ile 9’uncu sırada yer almaktadır. Coğrafi açıdan tarıma çok elverişli olduğu söylenemezse de uzun yıllar kendine yeterli olmayı başarmıştır. Ancak 1980 sonrası IMF ve DTÖ gibi kuruluşlarca dayatılan liberal politikalarla gelinen noktada  tarımsal üretimin yeterli olduğu söylenemez. Üretimde mutlak…

  • MEYVE SUYUNDA KÜF OLUŞUR MU?

    MEYVE SUYUNDA KÜF OLUŞUR MU?

    Ambalajlı meyve suyunda küf oluşmuşsa; ya pastörizasyon işlemi yetersizdir  ya ambalaj kapağı açılan  meyve suyu bir köşede unutulmuştur ya da  ambalajda gözenek/sızıntı oluşmuştur. Ancak bunların gerçekleşme olasılığı aynı değildir.

  • MEYVE SUYU RAF ÖMRÜ NASIL SAĞLANIYOR?

    MEYVE SUYU RAF ÖMRÜ NASIL SAĞLANIYOR?

    Raf ömrü deyince bir gıdanın renk, koku ve tat gibi karakteristik özelliklerini koruduğu süreyi anlıyoruz. Bu süre gıdadan gıdaya değişiyor. Bazı gıdalar daha çabuk, bazıları  daha geç bozuluyor. Raf ömrü uzun olunca kuşkulanıyoruz, acaba bunu sağlayan içerdiği bir koruyucu madde mi diye…

  • MEYVE ORANINA GÖRE İÇECEK TİPLERİ

    MEYVE ORANINA GÖRE İÇECEK TİPLERİ

    Sağlıklı beslenme ve bilinçli tüketim açısından bu içecek tipleri arasındaki farkın   bilinmesi önemlidir. Bunları birbirinden ayıran temel  kriter içerdikleri “meyve oranı”dır.